« Önceki | Sonraki »

23/7/2008

Resimlerinize Dalga ve su Efekti verebilirsiniz.

 
Proğramı indirmek için üzerine Tıklayınız.

Bütün Resimlerinize Dalgu ve su Efekti verebilirsiniz.



8/7/2008

 
Kapı :

Allah'ın rahmetinin tek bir kapısı yoktur, birçok kapısı vardır. Sair zamanlarda bu kapılardan açık olanlar vardır, kulun talebiyle açılacak olanlar vardır. Burada iki şeyi birbirinden ayırmak lazım: Kilitli olmakla kapalı olmak. Allah'ın rahmet kapılarından hiçbirisi kilitli değildir, sadece vurunca açılacak şekilde kapalıdır. Kul o kapının önüne iradesini kullanarak gelir. Bunun adına Kur'an "tövbe" (Allah'a yönelmek) ve "istiğfar" (Allah'tan af dilemek) diyor. 

                                              
Tövbe ve istiğfar ile rahmet kapılarının önüne gelip o kapıyı tıklatana, samimiyeti oranında kapı açılacak ve o kula rahmet saçılacaktır.

                                                                        


 

2/7/2008

ÜÇ AYLAR ve REGÂİB KANDİLİ.

 

REGÂİB KANDİLİ

 Sevgili Peygamber Efendimiz (sas)'in Allah'ın bazı çok özel fiilî tecellilerine mazhar olduğu, nuranî lütf u ihsanlara, semavî mevhibelere eriştiği bir gecedir. Recep ayının ilk Cuma gecesine tevafuk etmektedir.4 Kelime olarak regâib, "çokça rağbet edilen, nefis, kıymetli, değerli, ihsan" mânâlarına gelen Ragibe kelimesinin çoğuludur. Buna göre Regaip Gecesi denilince: "Çok lütuf ve ihsanla dolu, kıymeti ve değeri büyük, çok iyi değerlendirilmesi gereken gece" mânâsı anlaşılır. Bu gece Allah lütuflarını sağanak sağanak yağdırır. Müslümanlar arasında ise Peygamberimiz'in dünyaya teşriflerinin ilk halkasını teşkil eden anne rahmine şeref verdiği gün olduğuna inanılmaktadır. [Ancak bu gece ile veladet-i Nebeviyye arasındaki müddet, bunun hilafına işarettir. Şu kadar var ki Hz. Âmine'nin Fahr-i Âlem Efendimiz'i hamil olduğuna bu geceden itibaren muttali olmuş olabileceği düşünülebilir.5] Peygamberimiz'in doğuşuyla yeryüzü nasıl küfür ve cehaletin karanlıklarından kurtulup büyük bir mutluluğa boğulduysa, onun teşriflerinin ilk basamağı olan bu geceyi de bütün kâinat alkışlamış, coşkun bir sevinçle ayakta karşılamıştır. Mânen bereketli olan bu gecenin bir hususiyeti de mübarek Ramazan ayının ilk habercisi olmasıdır.

 

KANDİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ

 

Bütün kandil gecelerinde yapılabilecek ve yapılması gereken önemli bir takım afv ü mağfirete nail olma, ecr ü sevap kazanma, manevî terakki kaydetme, bela ve musibetlerden kurtulma ve rıza-i İlâhiye ulaşma vesileleri vardır ki, bunlardan bazılarını maddeler hâlinde kısaca ve toplu olarak yeniden hatırlamakta yarar var:

 

1. Kur'ân-ı Kerim okunmalı; okuyanlar dinlenmeli; uygun mekânlarda Kur'ân ziyafetleri verilmeli; Kelamullah'a olan sevgi, saygı ve bağlılık duyguları yenilenmeli, kuvvetlendirilmeli.

2. Peygamber Efendimiz (sas)'e salât ü selâmlar getirilmeli; O'nun şefaatini ümit edip, ümmetinden olma şuuru tazelenmeli.

3. Kaza, nafile namazlar kılınmalı; varsa o geceye ait nakledilen namazlar,111 onlar da ayrıca kılınabilir; kandil gecesi, özü itibariyle ibadet ve ibadette ihsan şuuruyla ihya edilmeli.

4. Tefekkürde bulunulmalı; "Ben kimim, nereden geldim, nereye gidiyorum, Allah'ın benden istekleri nelerdir" gibi konular başta olmak üzere hayatî meselelerde derin düşüncelere girmeli.

5. Geçmişin muhasebe ve murakabesi yapılmalı; ve şimdinin ve geleceğin plân ve programı çizilmeli.

6. Günahlara samimi olarak tevbe ve istiğfar edilmeli; idrak edilen geceyi son fırsat bilerek nedamet ve inabede bulunulmalı.

7. Bol bol zikir, evrad ü ezkarda bulunulmalı.

8. Mü'minlerle helalleşilmeli; onlarla irtibatımız cihetinden rızaları alınmalı.

9. Küs ve dargın olanlar barıştırılmalı; gönüller alınmalı; kederli yüzler güldürülmeli.

10. Kişi kendine ve diğer Mü'min kardeşlerine hattâ isim zikrederek dualar etmeli.

11. Üzerimizde hakları olanlar aranıp sorulmalı; vefa ve kadirşinaslık ahlâkı yerine getirilmeli.

12-dul, kimsesiz, öksüz, yetim, hasta, sakat, yaşlı olanlar ziyaret edilip, sevgi, şefkat, hürmet, hediye ve sadakalarla mutlu edilmeli.

13. O gece ile ilgili âyetler, hadîsler ve bunların yorumları ilgili kitaplardan ferden veya cemaaten okunmalı.

14. Dini toplantılar, paneller ve sohbetler düzenlenmeli; va'z ü nasihat dinlenmeli; şiirler okunmalı; ilâhî ve ezgilerle gönüllerde ayrı bir dalgalanma oluşturmalı.

15. Kandil gecesinin akşam, yatsı ve sabah namazları cemaatle ve camilerde kılınmalı.

16. Sahabe, ulema ve evliya türbeleri ziyaret edilmeli; hoşnutlukları alınmalı; ve manevî iklimlerinde vesilelikleriyle Hakk'a niyazda bulunulmalı.

17. Vefat etmiş yakınlarımızın, dostlarımızın ve büyüklerimizin kabirleri ziyaret edilmeli; iman kardeşliğine ait sadakati yerine getirilmeli.

18. Hayattaki manevî büyüklerimizin, üstadlarımızın, anne ve babamızın, dostlarımızın ve diğer yakınlarımızın kandilleri bizzat giderek veya telefon, faks yahut e-mail çekerek tebrik edilmeli; duaları istenmeli.

19. Bu kandil gecelerinin gündüzlerinde mümkün olduğunca oruç tutulmalı.

 

30/6/2008

Erzincan ve Gülleri.

-

Erzincan Güllerinden bir kesit.

25/6/2008

Bir Adın Kalmalı.


 

Bir Adın Kalmalı 

Bir adın kalmalı geriye
Bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
Aynaların ardında sır,
Yalnızlığın peşinde kuvvet.
Evet nihayet bir adın kalmalı geriye
Bir de o kahreden gurbet.
Sen say ki ben hiç ağlamadım,
Hiç ateşe tutmadım yüreğimi,
Geceleri koynuma almadım ihaneti,

Ve bütün şiirler gözlerini bütün şarkılar saçlarını söylemedi.

Hele nihavent hele buselik hiç geçmedi fikrimden
Ve hiç gitmedi bir topak kan gibi adın
İçimin nehirlerinden.
Evet yangın,
Evet salaş yalvarmanın korkusunda talan,
Evet kaybetmenin o zehirli buğusu,
Evet isyan,
Evet kahrolmuş sayfaların arasında adın.
Sokaklar dolusu bir adamın yalnızlığı.
Bu sevda biraz nadan,
Biraz da hıçkırık tadı,
Pencere önü menekşelerinde her akşam.
Dağlar sonra oynadı yerinden
Ve hallaçlar attı pamuğu fütursuzca.
Sen say ki yerin dibine geçti geçmeyesi sevdam
Ve ben seni sevdiğim zaman bu şehre yağmurlar yağdı.
Yani ben seni sevdiğim zaman,
Ayrılık kurşun kadar ağır, gülüşün kadar felaketiydi yaşamanın.
Yine de,
Bir adın kalmalı geriye
Bütün kırılmış şeylerin nihayetinde.
Aynaların ardında sır,
Yalnızlığın peşinde kuvvet,

 

Evet nihayet, bir adın kalmalı geriye,
bir de o kahreden gurbet...
Beni affet,
kaybetmek için erken,
sevmek için çok geç...

Bir adın kalmalı  geriye

Ayrılık kurşun kadar ağır

Beni affet,

kaybetmek için erken,
sevmek için çok geç...

   İbrahim Sadri


16/6/2008

Beklede Gör.

Beklede gör

Dolu dizgin akan sular durulacak beklede gör,

beklede gör,
Karşı duran fırtınalar yorulacak beklede gör

Pervane aşıklar, Sönmeyen ışıklar, Karanlığı boğacak
Gidenle gitmedi, Umutlar bitmedi, Bir gün güneş doğacak

Aşılmayan yüce dağlar yarılacak beklede gör,

beklede gör
Aydınlığa yolumuz var,

varılacak beklede gör.Agliyor

16/6/2008

Çay Muhabbeti...

Dil

Özellikle Türk insanı için sabah kahvaltılarının vazgeçilmezi çayın aslında bilmediğimiz bir çok özelliği var. Sütsüz ve şekersiz alındığı sürece kalorisi olmayan çay, vücudun su dengesinin korur, kahveden çok daha canlandırıcı ve tazeleyicidir...

Çaydaki kafein, konsantrasyonu artırabilir, tat ve koku alma duyularını güçlendirebilir. Çayın hazım sağlayan sıvıları, böbrekler ve karaciğer de dahil olmak üzere metabolizmayı uyarır. Böylece toksinlerin ve diğer istenmeyen maddelerin vücuttan atılmasına yardımcı olur. 

Sasirdim"Hoca Ahmet Yesevi bir gün Türkistan illerinde birine misafir olur. O gün hava çok sıcak olduğu için yorulmuştur. Evine misafir olduğu Türkmen'in komşusunun eşi doğum yapmak üzeredir. Türkmen, Hoca Ahmet Yesevi'den dua etmesini ister, Ahmet Yesevi de dua eder. Türkmen'in isteği olur. Türkmen bu duruma çok sevinir. O yörenin önemli bir ikramı olan çayı kaynatıp getirir. Hoca Ahmet Yesevi çayı sıcak içince yorgunluğu gider. Sonra da 'Bu şifalı bir şeymiş, hastalarınıza bundan içirin ki, şifa bulsunlar' diye nasihat etmiş. Çay o günden sonra tüm Türk illeri arasında kullanılmaya başlamış ve şifa verici bir içecek haline gelmiş." 


Semaverin üstü çiçek
gelin kardeşler çay içek
ALLAH deyip zikir edek
yan semaver dön semaver.




"Çay'ı çok sevdiğimi söyleyince, yasli bir teyze anlattı geçenlerde
bak diye basladi söze

Çayın alt demliği evdeki kaynanadır; devamlı kaynar durur..

Üst demlik evdeki gelindir; alt demlik kaynadikça o olgunlaşır,
demlenir...

Gelinin kocası ise bardaktir; biraz kaynana doldurur onu biraz da gelin...
Çocuklar çayın sekeridir; tat verir...

Görümce ise çay kasigiıdır; arada bir gelir ve karistiriır gider...

Kaynataya gelince; o da bardak altidir; dökülenleri bir araya toplar...

Çay deyip te geçmemek lazim demek ki... bi durmak, dusunmek lazım ..

6/6/2008

Erzincan,Manzaraları ve Kültürü.



                   
 ERZİNCAN: 

Erzincan ili dünya haritası üzerinde 39 45' 12" kuzey enlemleri ile 40 46'30" doğu boylamları arasında yer almaktadır.

Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesinde, bölgenin Yukarı Fırat bölümünde yer alan Erzincan'ı, Doğusunda Erzurum, batısında Sivas, güneyinde Tunceli, güneydoğusunda Bingöl, güneybatısında Elazığ-Malatya, kuzeyde Gümüşhane-Bayburt ve kuzeybatıda Giresun illeri çevreler. Fırat nehri kollarından Karasu'nun geçtiği ilin yeryüzü şekillerini, güney sınırında Munzur Dağları, kuzey sınırında Keşiş Dağları ile bu dağlar arasında yer alan Karasu vadisi boyunca uzanan iki ova ve boğazlar belirlemektedir.

11.903 km2'lik alana sahip olan Erzincan'ın, merkezle birlikte 9 ilçe,16 bucak ve 553 köyü bulunmaktadır. 1990 sayımına göre ilin nüfusu ise 299.251'dir. Karasal iklime sahip olan Erzincan'ın, Doğu Anadolu'daki Malatya-Elazığ illeri hariç, diğer illerden daha ılıman bir iklimi vardır. Yıllık sıcaklık ortalaması 10.7 lik bir değere sahip olan ilin yıllık yağış ortalaması 344 mm dir.

TERZİBABA TÜRBESİ:


Asıl adı Muhammed Vehbi olan Terzibaba, 1779-1848 yıllarında yaşamıştır. Mesleği terzilik olduğundan, "Terzibaba" adıyla anılmıştır. Tasavvufi konuları içeren "Kenzil Fütuh" adlı bir eserleri mevcuttur. Beldenin manevi mimarı Terzibaba'nın mezarı, kendi adıyla anılan şehir mezarlığının içindedir. Kutsal bir manevi kişiliğe sahip olan Terzibaba'nın türbesi, halk tarafından ziyaret edilmektedir.

Erzincan'ın manevi değerlerinden Terzibaba Hazretlerinden adını alan Terzibaba Mezarlığı.Erzincan İli, şehir mezarlığı olan Terzibaba Mezarlığı ile birlikte, toplam 4 mezarlığa sahiptir.Erzincan’da yaşayan ve başka şehirlerden Erzincan’a ziyaret sebebiyle yada tatile gelenlerin de büyük ilgi gösterdikleri Erzincan Terzibaba Mezarlığı.

Geniş Bilgi ve ERZİNCAN İçin Bakınız : http://nacidabanlioglu.googlepages.com 

3/6/2008

ZİKİR ve ÖNEMİ;

 

 

        

        ZİKİR VE ÖNEMİ:

       Bir kez Allah dese aşk ile lisan,

       Dökülür cümle günah, misli hazan.

                                                      (Süleyman Çelebi)

          Büyük Din Alimlerimizden;

Allah ı zikirle geçen bir nefeslik ömrün ahiretteki karşılığını

dünya neşeleriyle tasavvur etmek dahi mümkün değildir.

Efendimiz (S.A.V.)  soruldu;

 Hangi namaz kılanların sevabı ve derecesi daha büyüktür?

Cevap verdiler;

Yüce Allah ı zikredenlerin

Hangi oruç tutanların sevabı daha büyüktür?

Yüce Allah ı zikredenlerin

Hangi cihad edenlerin sevabı daha büyüktür?

Yüce Allah ı zikredenlerin

Bunun üzerine orada bulunan      Hz.Ebu Bekir,

Hz.Ömer e dönerek şöyle buyurdu;

Gördün mü ya Ömer Allah ı zikredenler sevapların ve derecelerin tamamını alıp gittiler.

ALLAH ın onlardan razı kalması ise hepsinden büyüktür. İşte büyük başarı budur. ( Tevbe  72)

 

Rabbim, kalbimle ve dilimle adını zikretmeyi Adını zikrederek yaşamayı ve ölmeyi nasib et...