BAŞKA BİR MÜLKE YOL YOK!

 

BAŞKA BİR MÜLKE YOL YOK!

Sabaha kadar ibâdetle meşgul olan bir zât, seher vakti elini kaldırıp Cenâb-ı Hak'tan hâcet dilemiş. Kulağına hâtiften bir ses gelmiş:
"-Dilediğin olamaz. Bu kapıda senin duân makbul değildir. Var, başının çaresine bak. Fakat sende izzet-i nefis yok ise yalvar, dur!"
Bu sözlere aldırmayıp ibâdetinden kalmamış. İkinci geceyi de yine zikir ve ibâdetle geçirmiş.
Birisi bu zâtın hâline vâkıf olunca ona:
"-Gördün ki, dilediğin şey olmayacaktır. Beyhûde yere duâ edip duruyorsun!" demiş.
Hasretle gözlerinden yakut renkli yaşlar akıtarak:
"-Ah çocuğum, eğer bu kapıdan daha iyi bir kapı görseydim, buradan umudumu keserek o kapıya giderdim. O benden dizgini çevirmekle zannetme ki, ben onun terkisinden çekerim. Dilenci bir kapıdan mahrum dönebilir; fakat başka bir kapı daha varsa meraklanmaz, öteki kapıya gider. Hâtiften işittim ki, bu mahalleye yol yokmuş, yani bu maksadım hâsıl olmayacakmış. Fakat ne yapayım ki, başka bir mülke de yol yoktur!" diye cevap vermiş.

 

"Allahım Sevgini, Seni sevenin sevgisini,

Bana seni sevmeye yaklaştıranın sevgisini nasip et. "H.Ş

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !