Çay Muhabbeti...

Dil

Özellikle Türk insanı için sabah kahvaltılarının vazgeçilmezi çayın aslında bilmediğimiz bir çok özelliği var. Sütsüz ve şekersiz alındığı sürece kalorisi olmayan çay, vücudun su dengesinin korur, kahveden çok daha canlandırıcı ve tazeleyicidir...

Çaydaki kafein, konsantrasyonu artırabilir, tat ve koku alma duyularını güçlendirebilir. Çayın hazım sağlayan sıvıları, böbrekler ve karaciğer de dahil olmak üzere metabolizmayı uyarır. Böylece toksinlerin ve diğer istenmeyen maddelerin vücuttan atılmasına yardımcı olur. 

Sasirdim"Hoca Ahmet Yesevi bir gün Türkistan illerinde birine misafir olur. O gün hava çok sıcak olduğu için yorulmuştur. Evine misafir olduğu Türkmen'in komşusunun eşi doğum yapmak üzeredir. Türkmen, Hoca Ahmet Yesevi'den dua etmesini ister, Ahmet Yesevi de dua eder. Türkmen'in isteği olur. Türkmen bu duruma çok sevinir. O yörenin önemli bir ikramı olan çayı kaynatıp getirir. Hoca Ahmet Yesevi çayı sıcak içince yorgunluğu gider. Sonra da 'Bu şifalı bir şeymiş, hastalarınıza bundan içirin ki, şifa bulsunlar' diye nasihat etmiş. Çay o günden sonra tüm Türk illeri arasında kullanılmaya başlamış ve şifa verici bir içecek haline gelmiş." 


Semaverin üstü çiçek
gelin kardeşler çay içek
ALLAH deyip zikir edek
yan semaver dön semaver.




"Çay'ı çok sevdiğimi söyleyince, yasli bir teyze anlattı geçenlerde
bak diye basladi söze

Çayın alt demliği evdeki kaynanadır; devamlı kaynar durur..

Üst demlik evdeki gelindir; alt demlik kaynadikça o olgunlaşır,
demlenir...

Gelinin kocası ise bardaktir; biraz kaynana doldurur onu biraz da gelin...
Çocuklar çayın sekeridir; tat verir...

Görümce ise çay kasigiıdır; arada bir gelir ve karistiriır gider...

Kaynataya gelince; o da bardak altidir; dökülenleri bir araya toplar...

Çay deyip te geçmemek lazim demek ki... bi durmak, dusunmek lazım ..

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !