Sinüzit nedir? ESC.Amaliyatı Nasıl Yapılır.

Burun ve göz çevresindeki kemiklerin içinde bulunan boşluklara “sinüs”; bu boşlukların içini döşeyen mukozanın iltihaplanmasına “sinüzit” denir.

 

 

1. Sinüzit nedir? ESC.

Burun ve göz çevresindeki kemiklerin içinde bulunan boşluklara “sinüs”; bu boşlukların içini döşeyen mukozanın iltihaplanmasına “sinüzit” denir.

İnsanlarda 10-20 civarında büyüklü-küçüklü sinüs bulunur. Her sinüsün tek tek veya gruplar halinde buruna açılan drenaj kanalları vardır. Bu kanallardan geçen burun mukozası, aynı bir odanın badanası gibi sinüs içini çepeçevre örter. Normal şartlarda, bu mukoza, aynen tükürük veya gözyaşı gibi berrak bir salgı üreterek bu kanallardan burun içine akıtır ve solunum yolunun nemli olmasını sağlar.

2. Hangi durumlarda sinüzit meydana geliyor? (Sinüzit nasıl oluşur?)

Akut sinüzit, tipik olarak “viral üst solunum yolları enfeksiyonu” da denen bir “nezle”yi takiben ortaya çıkar. Burun ve sinüs mukozasındaki (özellikle drenaj kanalındaki) şişlik, sinüsten buruna salgı akışını bloke ederek, sinüs içinde göllenmesine ve sekonder bakteri enfeksiyonuna (sinüzite) yol açar.

Ayrıca, burun polipleri, büyük geniz etleri, konka hipertrofileri ve septal deviasyon gibi burun anatomik bozuklukları, alerji ve bazı kalıtsal mukoza hastalıkları da mekanik ve fonksiyonel drenaj bozukluğu yaparak sinüzite yol açabilirler. Kronik sinüzitlerin altında yatan neden genellikle bu son paragrafta sıralananlardır.

3. Sinüzit belirtileri nelerdir?

Halk arasında bilinenlerin aksine sinüzitlerin çoğunda “başağrısı” olmaz.

Akut sinüzit, tipik olarak uzayan bir üst solunum yolu enfeksiyonudur. Bir haftadan fazla devam eden nezlelerin büyük çoğunluğu sinüzittir.

Sinüzit belirtileri, erişkinlerde burun tıkanıklığı, sarı-yeşil burun ve geniz akıntısı, yüz-diş-göz ağrısı ve öksürüktür. Çocuklarda ise huzursuzluk, inatçı öksürük ve geniz akıntısına bağlı öğürme ve kusma olabilir. Tüm yaş gruplarında, kısmen daha az rastlanan belirtiler, ateş, kırıklık, yorgunluk, ağız kokusu, koku alma duyusunda azalma, boğaz ağrısı, bazen ses kısıklığıdır. Sinüzit seyri sırasında ortaya çıkan alın ve gözde ağrılı şişlikler, çift görme ve genel durum bozukluğu, sinüzit komplikasyonu olabilir. Aktif tedavi gerektirir. Mutlaka hekime başvurulmalıdır.

4. Sinüzit olan hastalara uygulanan tedavi yöntemleri nelerdir? (Sinüzit nasıl tedavi edilir?)

Sinüzit tedavisinde hedef, drenajı bozulan sinüste üreyen bakterinin öldürülmesi, drenajın sağlanarak sinüsün temizlenmesidir.

Akut sinüzitlerde, bakteriyi öldürmek için antibiyotik, drenajın sağlanması için ise burun damlaları, ağızdan kullanılan burun açıcı bazı ilaçlar ve burun temizliği yeterli olabilmektedir.

Kronik ve tekrarlayan sinüzitlerde ise burun içindeki anatomik ve fonksiyonel bozukluklara yönelmek gerekmektedir. Bu da genellikle bir ameliyat olmaktadır. Ameliyat kararından önce mutlaka bir sinüs tomografisi çektirilerek sinüzite yol açan patoloji ve patolojiler doğru tespit edilmelidir.

5. Ameliyat çözüm müdür? Ameliyat sonrasında sinüzitin tekrarlama ihtimali var mıdır? Ameliyatın riskleri nelerdir?

Her sinüzit ameliyat edilmez. Akut sinüzitlerin büyük çoğunluğu ilaç tedavisine iyi cevap verir. Kronik ve tekrarlayan sinüzitlerin altında yatan neden tam ve doğru olarak saptanmalıdır. Burun, sinüs drenaj kanalları ve genizi tıkayan-daraltan patolojilerde, bu patolojiyi ortadan kaldırmaya yönelik ameliyat en iyi çözümdür.

Dikkat!.. Modern sinüs cerrahisinde sinüsü ameliyat etmiyoruz. Sinüsün drenajını bozun patolojiyi ameliyat ediyoruz. Tekrarlayan burun poliplerinde, ameliyat sonrası yeniden polip oluşursa, sinüzit de oluşabilmektedir. Ameliyatın hayati tehlike yaratan bir riski olmamakla birlikte nadir komplikasyonlar oluşabilmektedir.

6. Tedavi ne kadar sürer?

Sinüzitin ilaçla tedavisi, en az 10 gün antibiyotik kullanımıdır. Vakanın klinik durumuna göre bu tedavi, üç, bazen dört haftaya uzatılabilmektedir.

7. Sinüziti olan hastaların dikkat etmesi gereken konular nelerdir?

Sinüziti olan hastaların nezle, grip gibi viral hastalıklardan korunması gerekir. Bu tip etkenlerden korunmak zor olduğundan grip aşısı denenebilir. Alerjik riniti (saman nezlesi) olanlarda allerji kontrol altında olmalıdır. Bilinenin aksine ıslak saçla sokağa çıkma sonrası oluşan başağrısı, sinüzitten çok, baş derisinin üşümesi sonucu oluşan nevralji veya kas gerilim ağrısıdır. Ancak, üst solunum yollarının enfeksiyonu sırasında üşütmek sinüzit oluşumunu kolaylaştırır. Tekrarlayan sinüziti olan hastaların havuza girmeleri sakıncalıdır.

8. Evde uygulanabilecek bir tedavi yöntemi var mıdır?

Tıbbi tedavinin yanı sıra, evde, buğu, buhar tedavisi, burun damlaları ve tuzlu su ile burun temizliği yapılarak, burnun açık tutulmasına özen gösterilmesi tedavinin başarısını artıracaktır.

 

 

Endoskopik Sinüs Cerrahisi (ESC)  

Bu cerrahinin amacı tüm paranazal sinüsleri birleştiren geniş bir kavite oluşturmak değil, obstrüksiyona neden olan anatomik varyasyonları düzeltip, sinüslerin ventilasyonunu ve drenajını sağlamaktır. Mukoza mümkün olduğunca korunmalı, mukozayı soyarak, kemik kalıntılarını turla temizlemeye çalışmamalıdır. Maksiller sinüs mukozasında olduğu gibi etmoid sinüs  mukozası da korunmalıdır.

Orta konkanın yapışma yeri, kafa kaidesi ve lamina kribroza için önemli noktadır. Özellikle burun içindeki derinlik oryantasyonu için gereklidir. Diffüz veya rekürren polipoziste bu anatomik yapılar gözlenemezse komplikasyonlara neden olmamak için daha dikkatli olunmalıdır. Aspiratör ucuna cm olarak işaretler koymak ve girişim sırasında zaman zaman gözümüzü teleskoptan ayırarak, kafa kaidesi ve orbita ile ilişkiyi dışardan gözlemek anatomik oryantasyon için yararlı olacaktır. Endoskopik sinüs cerrahisinde teknik olarak ‘Wigand’ yani nazal kavitenin arkadan öne doğru yaklaşım uygun bir tekniktir.

        Operasyon başlangıcında orta konka dışına taşmış polipler alınmalıdır. Daha önceki operasyonlarda orta konka ve unsinat çıkıntı alınmamış ise görülmeye çalışılmalıdır. Orta konka bulunduktan sonra alınması gerekiyorsa bunu yol gösterici olarak operasyonun sonuna bırakılmalıdır. İkinci adım olarak maksiller sinüs ostiumu  genişletilerek lamina paprisea bulunmalıdır. Anatominin karıştığı durumlarda orbita ve lamina paprisea en güvenilir yol gösterici oluşumlardır. Daha sonra önce ön, sonra arka etmoid hücrelere girilir ve sfenoid sinüs ön yüzü bulunur. Bu aşamada etmoid hücrelerin alt kısmındaki polipleri temizleyerek ilerlemeli, sfenoid sinüs ön duvar ostiumu bulunduktan sonra arka etmoid sinüs içinde yukarıya çıkılarak kafa kaidesinde arka lateralden öne doğru gelinmelidir. Sfenoid sinüs açılıp kafa kaidesi, lamina paprisea ve maksiller antrostomi ortaya konduktan sonra arka ve ön etmoidlerin üst kısmındaki polipler temizlenmelidir. Daha sonra agger nazi ve frontal hücreler açılarak frontal reses kontrol edilir. Polipler alındıktan sonra nazofrontal duktusta yeterli açıklık oluşur. Eğer orta konka polipoid değilse korunmalıdır. Operasyon süresince propitozis ve kemozis yönünden göz kontrol edilmelidir. Eğer intraorbital kanama varsa acil dekompresyon gerekebilir.

        Maksiller sinüs ostiumu açık ve içinde polipoid mukoza bulunuyorsa, bu durumda spontan düzelmeye bırakılması veya genişletilmiş ostium arasından temizlenmesi sıklıkla başarısızlıkla sonuçlanır. Transkanin veya alt mea yoluyla veya kombine olarak trokar ile girilerek temizlenir. Yeterli temizleme yapılamadığı taktirde Caldwell-Luc operasyonu uygulanır.

        Posterior sinüslere bir girişim gerekmediği durumlarda, orta konkanın infindibuluma görüşü engellemediği, poliplerin osteomeatal bölgede sınırlı olduğu durumlarda ve orta konka polipoid dejenerasyon göstermiyorsa orta konka korunmalıdır. Ancak orta konkanın medial yüzü cerrahi maniplasyonlara bağlı olarak dezepitelize hale gelmişse ve orta konka stabilitesini kaybetmişse lateralizasyon ve sineşi olmaması için orta konkadan konservatif eksizyon yapılmalıdır.

        5-10 defa polipektomi yapılmış hastaya yaklaşım şu şekilde olmalıdır; detaylı bir anamnez alınmalı, önceki ameliyat raporları incelenmeli, dekonjestan öncesi ve sonrası nazal endoskopik muayene yapılmalıdır. Aksiyel ve koronal tomografi çekilmelidir. Altta yatan ve yeterli tedavi edilmemiş bir neden araştırılmalıdır. Samter triadı, allerji, kistik fibrozis, primer silyer diskinezi, immun yetmezlik, yetersiz polip eksizyonu gibi önceki ameliyatlardaki teknik sorunlar, uygun olmayan postoperatif bakım (orta konka adezyonu, lateralizasyonu, maksiler ve sfenoid ostium stenozu, frontal resesde skarlaşma) aranmalıdır. Bir özellik saptanamazsa ve hasta semptomatikse açık cerrahi uygulanır.

     Son yıllarda fonksiyonel endoskopik sinüs cerrahisine paralel olarak bu alana giren çeşitli cihazlarla nazal polipektomi daha kolay ve efektif hale gelmiştir. Özellikle mikrodebrider, bilgisayar kılavuzuyla sinüs cerrahisi ve lazer sistemleri sayesinde nazal polip hasta tarafından ağrı olmadan ve görüntü sorunu olmaksızın aspire edilerek hastanın tedavisi daha efektif ve süratli olmaktadır.

 

Lazer ile nazal polip cerrahisi

        Endoskopik sinüs cerrahisinin ciddi komplikasyonları ve çalışma sırasında karşılaşılan güçlükler yeni arayışlara yol açmaktadır. Daha iyi bir kanama kontrolü ve buna bağlı olarak artacak görüntü rahatlığı, doku çalışması sırasında daha ince hareketlerle ve daha keskin çalışabilmek pek çok cerrahın beklentisini oluşturmaktadır. Bütün bunlara yanıt verebilir düşüncesiyle, ilk olarak 1975’de Dr.Albert Andreus tarafından Chicago İllinois Üniversitesi’nde lazer tanıtılmıştır. CO2, KTP/532, neodymıum:YAG, holmium:YAG ve argon gibi çeşitleri olup birbirlerine göre avantajları ve dezavantajları mevcuttur.

        Endoskopik sinüs cerrahisinde kullanılabilecek bir lazer: burun içerisine endoskopla beraber girebilmeli, iyi bir hemostaz sağlamalı, doku giriş derinliği kontrol edilebilmeli, termal etkisi az olmalı, komşu dokulara zara vermemeli ve yumuşak dokunun yanı sıra kemik doku çalışması da yapabilmelidir.

        Nd:YAG lazer turbinat ve orta konka rekonstriksiyonunda kullanılır. Holmium:YAG veKTP/532 lazer günümüzde en çok kullanılan cerrahi enstrumanlardır. Kullanılan lazer enerjisi 0.5 ila 1.5 j/vuru arasındadır. Çoğu zaman ‘0° endoskop’ kullanılır. Her zaman burunun zeminine paralel olarak girilir, orta turbinatın inferior yüzeyi her zaman göz önünde tutulmalıdır.

        Genel ve lokal anestezi altında yapılabilir, ancak en önemlisi hastanın gözlerinin korunmasıdır. Lazer kullanılırken dikkat edilecek noktalar elektrik şoku, yanma, göz ve derinin yaralanmasıdır. Prosedür süresince en önemli nokta lazer ‘stand-by’,  ‘laser ready’  konumu asistana bildirilmelidir.

 

Bilgisayar kılavuzluğunda sinüs cerrahisi:

Bilgisayar kılavuzluğunda sinüs cerrahisi vizualizasyon tekniği ile üretilmiş elektromanyetik sistemden oluşmuştur. Bu teknik endoskopik sinüs cerrahisinin intrakranial ve orbital potansiyel iatrojenik travmalarını azaltmaktadır.

ndikasyonları:

Bu teknik özellikle panpolipoid rinosinüzit, revizyon cerrahisi, sfenoid sinüs cerrahisi, tümör cerrahisi, travmalı hastaya yaklaşımda kullanılır.

Kontrendikasyonları yoktur.

Cerrahi Teknik:

        Medikal tedaviyi takiben cerrahi planlanan hastaya preoperatif aksiyal BT çektirilir. BT bilgileri eşliğinde  bilgisayara bilgiler aktarılır.

        Özel geliştirilmiş başlık hastada posizyonlandırılır ve elektromanyetik transmitter yerleştirilir. Operasyon sahası baş setini ve elektromanyetik çeviriciyi içerir. Çevirici düz emiciye, açılı emiciye, pointer’a ve hatta mikrodebridere bağlanabilir.

        Kayıta ve operasyon masasındaki hastanın doğru pozisyonlanmasına, bilgisayar karar vererek otomatik olarak çalışır. Ayrıca başın hareketi kayıtı ve cerrahi sırasındaki yolu etkilemez. Cerrahi genel veya lokal anestezi altında yapılabilir. Diseksiyon süresince landmarkerlar bilgisayar monitöründe açıkça görüntülenebilir.

 

 

 Hastaya şu bilgiler verilmelidir;

En az 1 hafta süre ile;

- Aşırı fizik hareketlilik yasaktır, dinlenme hali idealdir, olağan tempo ile çalışılabilir.

- Sümkürme, ıkınma, ağır kaldırma, yere eğilme gibi kan basıncını ve burun basıncını arttıran hareketler yasaktır. güneşlenme, dağa çıkma, uçak yolculuğu gibi hareketlilikler yasaktır.

- Sigara ve alkol yasaktır.

1ay süre ile;

- Deniz, sauna, güneşlenme, dağa çıkma, uçak yolculuğu gibi hareketlilikler yasaktır.

- Burun içinden ve genizden birkaç hafta süreyle akıntı, pıhtı ve kabuklar gelebilir, ameliyat sonrası ilk günlerde ciddi burun tıkanıklıkları ve hafif baş ağrıları olabilir, bunlar tamamen geçicidir.

- Su gibi burun akıntısı, şiddetli baş ağrıları, göz kapakları ve görme ile ilgili belirtiler ve durmayan burun kanaması olursa gecikmeden doktorunuzun aranması gerekir.

 

     Salin spreyler, dekonjestanlar ve mukolitikler verilir. Kavite temizliği uygun aralıklarla mukoza iyileşmesinin tatminkar kabul edilişine kadar sürdürülür. Olguların çoğunda 1 hafta ara ile iki kez yapılan sınırlı fakat titiz kavite bakımı yeterli olmaktadır. Mukoza iyileşmesi iyi gözükmekte ise 15 gün sonra kontrole çağrılır.

     Uzun süreli topikal steroidlerle nüks azaltılır ve önlenir. Allerji varsa antihistaminikler verilebilir.     

     Etyolojide funguslarda suçlandığından antifungal solüsyonlarla nazal lavaj yapılabilir.

 

+++++++++++++++++++

  Poliplerin en büyük özellikleri nüks etme eğilimi göstermeleridir. Bu tip nüksleri önlemek amacıyla doktorunuz tarafından size ameliyatdan sonra uzun süre kullanmak kaydıyla ( 6-9 ay, bazen daha da uzun ) steroidli burun spreyleri verilecektir, bunları hiç aksatmadan kullanmanız nükslerin önlenmesi açısından büyük önem arz etmektedir. Diğer önemli bir konu ise ameliyat sonrasında çeşitli aralıklarla burun içi pansumanlarının düzenli olarak yapılmasıdır. Bu nedenle ameliyat sonrasında doktorunuz ile irtibatınızı kesmemeniz gerekmektedir.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !